Çalışmak, çalışmak, hayatta gerçekten de ihtiyaç duyduğumuz bir konu. Şuna kesinlikle inanın ki neye emek verirseniz o olursunuz.
Merak ve ilgi bu konuda başrolü oynuyor. Merak ilgiyi, ilgi ise araştırmayı, araştırma ise emeğe dönüşüveriyor. Derken emeğinizin karşılığını er yada geç alıyorsunuz. Alamıyorum diyorsanız daha önünüzde uzun bir gelecek var diyorum. Çünkü hiç bir emek karşılıksız kalmaz. Çünkü genel sistem ne ekerseniz onu biçersiniz mantığına göre işler. Ayva ağacı dikip elma elde edemeyeceğiniz gibi..
Şimdiden mırıldanmalarınızı duyar gibiyim. Şu işe şu kadar emek verdim, yine de birşey geçmedi elime. Hatta yazıklar olsun emeklerime gibi sözleri çok duymuş ve söylemişizdir. Sistemin ne noksanlığa, ne de fazlalığa tahammülü yoktur. Hakkınız olan mutlak sizi bulacaktır. Sistemde haksızlık diye algıladığınız herşey bizlerin eksik algılamalarından ileri gelir.
O halde tek hedef çalışmak ve size takdir edilene kendi ellerinizle ulaşmaktır. Zaten her kişi meraklı olduğu alana yönelir ve otomatikman bu konuda çalışmalar yapar.
Merak ve ilgi nereden kaynaklanır konusu da ayrı bir araştırma konusudur. Muhtelif faktörler sayabiliriz. Bunlardan birincisi genetik faktörlerdir ki kalıtım yoluyla devredilerek bizlere ulaşır. Diğer bir etken ise olayın kader boyutu diye de algılanan doğum anında alınan astrolojik etkilerdir. Hatta mevcut yaşanan an itibariyle bile tesirler sürekli alınmaktadır. Bir diğeri ise yaşanılan toplum ve sosyal çevredir.
Sonuç itibariyle alınan etkiler doğrultusunda belirlenen ihtiyaçlara göre merak oluşuyor. Bu noktada da kişi en fazla ilgi duyduğu alanda emek harcamaktan mutluluk duyuyor. Ve kendini mutlu bir insan addediyor.
İşleyen demir pas tutmaz, ışıldar. Çünkü mutludur dünyaya geliş gayesi işlemek ve çalışmaktır tıpkı bizler gibi..
Demir gibi sağlam, güçlü ve ışıldamanız dileğiyle..
Yalkın Tuncay